neriman.akar.sitemynet.com
Erzurum

Sağlığımız
Gelen
Skandallar
Gerginlikler
Hastaneler
Yasaklananlar
Kuş Gribi
Duyuru
Çocuklar
Haberler
Kalp Krizleri
İsrail
Ortadoğu
Adresler
İcazet
Kaza süsü

Sağlığımız


° OTİZM SKANDALI

Alın size bir sağlık skandalı daha. Metal zehirlenmesine sebep olduğu için bir çok ülkede yasaklanan "thimerosal" isimli madde, Türkiye'deki aşılarda hala kullanılıyor. Vücudunun savunma mekanizması zayıf olan çocuklar otizm hastalığına yakalanıyor.

Otizm aşısı

Metal zehirlenmesine yol açtığı için birçok ülkede yasaklanan 'thimerosal' adlı madde, Türkiye'deki aşılarda hala kullanılıyor Aşı aşılardan yapılan çocuklar, otizm hastalığına yakalanıyor.

İçinde civa bulunduğu için ağır metal zehirlenmesine yol açan thimesoral adlı madde özellikle savunma mekanizması zayıf çocukları otistik yapıyor.

ABD, içinde cıva bulunan aşıları otizme yol açtığı kuşkusuyla yasakladı. Türkiye'de ise bebeklikten itibaren yapılan difteri, boğmaca, tetanoz ve Hepatit B gibi aşılarda bu madde var. Thimesoral'ın bulunduğu bu aşılar, bebek doğar doğmaz uygulanmaya başlıyor. Ancak bu madde gelişimsel hastalıkları olan ya da genetik özellik nedeniyle savunma sistemi zayıf olan çocuklarda ağır tahribatlar yapıyor. Türkiye'de, bu maddenin kurbanı olan minikler ise şimdi otizm hastalığının pençesinde, hayata tutunmak için çaba sarfediyor.

Takvim Gazetesi

yaşadıkça

° Samsun'da doktorun şüpheli ölümü

° Doğubayazıt Devlet Hastanesindeki yolsuzluk iddiası

° Bakan Recep Akdağ hakkında suç duyurusu

Bursa'da immün yetmezlik tanısı ile tedavi görmekte olan 21 aylık Kağan Demirci'nin geçtiğimiz hafta hayatını kaybetmesinin ardından SES İzmir Şube Başkanı Ergün Demir, Sağlık Bakanı Recep Akdağ başta olmak üzere sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu.
......
MediMagazine - 29.06.2006

° CHP, Devlet Hastanesi'ndeki yolsuzlukların arkasında siyasetçinin olduğunu iddia etti...
Ali Dibo'ya gözaltı!

° Korkunç şüphe

ABD, 1989-2003 arası çocuklara vurulan karma aşıların hiperaktivite ve otizm riskini 15 kat artırdığı iddiasıyla çalkalanıyor... Aynı aşı halen Türk çocuklarına vuruluyor!

.......
Araştırmada, "thimerosal" maddesinin aşılarda yer aldığı 14 yıl içinde otizm hastalığına yakalanan çocukların sayısında 15 kat artış olduğu saptandı.
........
Vatan Gazetesi - 17.08.2005

ssp - Vaccins: sels de mercure

° Karma aşılar tehlikeli mi?

° Hastanede rehin alma skandalı! :
Hastanelerdeki rehin olayı hakkında konuşan Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şube Başkanı Kemal Özer; "200 YTL için 15 günlük bebeği rehin aldılar. Çocuk rehinleri bir skandaldır." dedi.

° Aşı faciası

Muğla'nın Kavaklıdere ilçesinde aşı uygulandıktan sonra rahatsızlanan 1 çocuk yaşamını yitirdi, 2 çocuk ise hastaneye kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
.....
Yeniçağ Gazetesi - 01.01.2008 02:04

° Hastanenin "öldü" dediği bebeğin cesedi 8 aydır kayıp

° Ankara'da ilaç hırsızlığı

Bakan Akdağ'ın şaşırtan sözleri  : OLUR BÖYLE YANLIŞLAR


insan

KAYINPEDERİN VE SAĞLIK SİSTEMİNİN KOMA HALİ

Uzm. Dr. Mete ÖZDİKİCİ

02 Ocak 2005 günü kayınpederim, ikâmet ettiği Ağrı'da aniden inme (kısmi felç) hastalığına tutuluyor. Apar topar devlet hastanesine kaldırılıyor. Hastane acilinde görevliler(!) tarafından sedyeye alınırken yere düşürülüyor. Kafasını sert bir şekilde yere çarpan hastanın kafatası çatlıyor ve kafa içinde ilaveten kanama meydana geliyor. Aynı gün ambulansla Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirurji Anabilim Dalı'na getirilen hasta, halen aynı hastanenin anestezi yoğun bakımında tutulmakta olup, komada ölüm-kalım mücadelesi vermektedir.
Peki bu adi olayın sağlık sistemi ile ilişkisi nedir?

1 - Hastanelerde çalıştırılmak zorunda bırakılan temizlik görevlileri bu olayın müsebbibi gözükmekteyse de aslında sorumlu olan sistemdir. Acil teknisyenleri yerine niçin bu görevsizler çalıştırılmaktadır. Yakın zamanda İstanbul'da bir hastanede sütür atıp, pansuman yapan temizlik(!) görevlileri haberlerini hatırlayalım.

2 - Türkiye'de aynı meslek grubu çalışanları eşit iş yapmalarına rağmen, farklı ücretlere maruz kalmaktadır. Örnek hemşireler. Birinci grup, 657 sayılı kanuna tabi hemşireler: (maaş+döner sermaye toplamı 1000 YTL'nin üzerinde). İkinci grup, sözleşmeli hemşireler: (maaş+döner sermaye toplamı 3000 YTL'ye yakın). Üçüncü grup, temizlik firması üzerinden asgari ücretle çalışmak zorunda bırakılan hemşireler: (380 YTL). Bu düzenlemeye bakın!!!

3 - Niçin ihtiyaç duyulduğu seviyeye kadar kadrolar tespit edilip de herkes, eşit ve adil şartlarda çalıştırılmaz?

4 - Atatürk Üniversitesi Nöroşirurji Anabilim Dalına ait yoğun bakım (!) hakkında bir hasta sahibi olarak değil, hekim olarak gözlemim şu ki: İşlevsizdir.

5 - Aynı hastanenin anestezi yoğun bakımı ise takdire şayan hizmet vermektedir. Bu servis ilgililerine şükranlarım sunuyorum.

6 - Nöroşirurji anabilim dalının sayın ilgililerine arz ederim ki; hergün bel-boyun fıtığı nedeniyle Erzurum'a göre tali olan Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne hasta seferlerinin oluşunu dikkate alsınlar! Servis içi çekişme ve çatışmaları bir tarafa bırakıp, mesul oldukları hizmeti cidden yüklensinler!

7 - Modern hipofiz ameliyatları ve endoskopik cerrahinin dahi yapılmadığı bu servise sayın Dekan ve sayın Rektör el atmalıdır, kanaatindeyim.

Üniversite Anabilim dalı başkanlık ve eğitim hastanelerindeki şeflik düzeni, geçenden 100, geçmeyenden 500 akçe alındığı "kuru çay köprüsü" olmaktan artık kurtarılmalıdır.
Saygılarımla.

Uzm. Dr. Mete ÖZDİKİCİ
ERZURUM NUMUNE HASTANESİ
RADYOLOJİ BÖLÜMÜ

Erzurum Gazetesi

SAĞLIĞIMIZ ÖNEMSENMİYOR!

Aşağıda anlattığım hadise Türkiye'nin Büyük şehirlerinden biri olan BURSA'da ki Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesinde yaşanmış bir hadisedir.

Cemalettin Batuhan

07.01.2006 Tarihinde BURSA - Karacabey'de Özel bir şirkette çalışmakta olan "Ercan GARİP" adındaki SSK kayıtlı işçi kardeşimizin Saat 17:45'de sol el serçe parmağından itibaren Üç parmağı iş kazası sonucu ikinci boğumdan kopmuş ve hemen Karacabey Devlet Hastanesine kaldırılmış burada ilk tedavisi takibinde hemen ambulance ile Bursa Uludağ Üni. Tıp Fak. Hastanesine kaldırılmıştır. Burada 18:45'ten itibaren müdahale yapılmadığı gibi hastanın kopan parmakları tutmaz diye Pratisyen Doktorlar tarafından çöpe atılmış. Hasta 22:00'e kadar hastanede ameliyat vaadiyle de tutulmuş daha sonra Plastik Cerrahi Operatör Doktorunun ameliyatta olduğu ve geç çıkacağı belirtilmiş ve hasta yakınlarına Hastanızı Özel Hastaneye götürün diye belirtilmiştir. Hasta yakınları Çöpe atılan parmakları tekrar buza koyarak kendi imkanlarıyla hastayı Bursa Özel Konur Hastanesine kaldırmışlardır.Ama ne yazık ki çöpe atılan parmaklar işlevliğinini yitirdiğinden işçi arkadaşımızı parmakları dikilememiştir. Sayın Sağlık Bakanı Recep AKDAĞ bende sizin gibi Erzurumlu'yum ve bu arkadaşımızın çalıştığı iş yerinde amiriyim. Yaşanan tüm hadiselerin bu mağdur arkadaşımızla birlikte yaşadım.Bu maili okuyup ta duyarsız kalacağınıza inanmıyorum.Gerekeni yapacağınızı biliyorum.İnşallah bizlerin SSK pirimleriyle maaşlarını alan Sağlık çalışanlarının bizlere daha duyarlı olmalarını bizlerinde insan olduğunu unutmamalarını istiyoruz.
Saygılarımla.

cemalettin_batuhan@hotmail.com

Erzurum Kültürü

CHP

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

"YAZ GELDİ, SALGIN HASTALIKLAR CAN ALMAYA BAŞLADI!"

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Yaz başlar başlamaz "Kanamalı Kongo Hastalığı" Çorum'da dört can aldı, İstanbul Göztepe Hastanesi Yeni Doğan bölümünde dört bebek enfeksiyondan öldü.! Geçen yılda aynısı olmuş ve bu yılı öngörerek gene böyle olacağını defaatle dile getirmiştik.

Görünen köy kılavuz istemez, Sağlık Bakanı Recep Akdağ olan bir ülkenin başı da salgın hastalıklardan kurtulmaz! Tümüyle bir matematik hesaba dayanıyor bu açıklama: Koruyucu Hekimliğe ayrılan maddi kaynağı Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indirilmesinin en doğal sonucu bu. Sağlık Harcamalarınızın sadece %3.8'ini koruyucu hizmetlere ayıran Recep Akdağ ve anlayışının ülkeyi sürüklediği sağlık çöküntüsünün kaçınılmaz sonucu. Bu yıl da salgınların gazetelerden eksik olmadığını, geçen yıldan çok daha fazla can alacağını hep birlikte göreceğiz.

Sağlık Bakanı en son Aile Planlamasından vazgeçtiklerini açıkladı. Bakanın sözlerinden Aile Planlamasının tanımını bilmediği anlaşılıyor. Esas amaç doğurganlığı artırmak. Anne ve çocuk ölümlerinde dünyanın en kötü rakamlarına sahip olduğumuz anımsandığında, bir yıl sonra anne ve bebek ölümlerinin rekor sayıda artması da kaçınılmaz görünüyor. Bekleyip bunu da hep birlikte göreceğiz(cek miyiz?).

Görüşlerimi kamuoyumuz ve yazmasalar da belki ileride lazım olur diye bir yere not ederler düşüncesiyle, basınımızla paylaşıyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Denizli Milletvekili
15 Haziran 2006

ali dibo : "Hastanelerde ALİDİBO yöntemiyle talan"(!)

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

"ŞİMDİ DE FENİLKETONÜRİ
İLAÇLARI BULUNAMIYOR!"

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Bu hükümetin son harika "Dönüşümü" ilaç konusunda kendisini ortaya koyuyor. Bağışıklık, organ nakli, kanser, gluten enteropatisi ilaçları derken şimdi de Fenilketonüri için kullanılan PRUKONİL ilacı Bütçe Uygulama Talimatnamesine takıldı! Arkadan başkaları gelecek kuşkusuz.

Bir an evvel bu uygulamadan geri dönmek gerektiğini aklı selim sahibi kimse yadsıyamaz. Ama çok uluslu sermaye güdümündeki IMF ve sağlık üzerinden yaratılan sömürüye teslim olmuş AKP Hükümeti ve Sağlık Bakanı Recep Akdağ bunu hiç umursamıyorlar. Onlar Alidibo ile meşguller!

Sağlık böyle gitmez, bilimsel olarak gidemez! Bedeli vatandaşın kanı ve canı pahasına er yada geç çıkacaktır. Esas bunun farkında olmamak gaflettir.

Görüşlerimi yurttaşlarımız ve basınımızla paylaşıyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
CUMHURİYET HALK PARTİSİ
Denizli Milletvekili
15 Haziran 2006

haber bu - İLAÇTA TASARRUF CİNAYETTİR -  CHP Denizli Milletvekili Prof.Dr.Mehmet Neşşar, ilaçta tasarruf uygulamasının kanser hastalarını ölüme terkettiğini söyledi.

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

"AKP SAĞLIKTA KENDİ KENDİSİNİ MASKARA EDİYOR!"

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

AKP'nin sağlık kurmayları, bir yandan "insan ömrü uzadı" diyerek mezarda emeklilik yasası çıkartırken, diğer yandan gelişmiş ülkelerde insan ömrünün uzatılabilmesinin araçlarından birisi olan erken menopoz tedavisi ilaçlarının kullanılmasını kısıtlayarak "insan ömrünü kısaltıyorlar!" Aynı çelişki kolesterolü düşüren ilaçlarda da yaşanmıştı. Sağlık Bakanı başta olmak üzere AKP'nin sağlık alanındaki bilgisizlik ve bilinçsizliğini açık ve net biçimde ortaya koymak için bu kanıtlar yeterli değil midir?
Sağlık Bakanı bir yandan "sadece din görevleri için geçerli" diploması olan bir imamı Trabzon'da hastane müdürü yaparken diğer yanda Bolu'da bir başhemşireyi sırf Atatürkçü olduğu için azletmekten çekinmiyor. Sağlık Bakanı başta olmak üzere AKP'nin hangi alanlarda ehliyet sahibi olduklarını ortaya koyacak bundan başka bir delile gerek var mı?
Çalışma Bakanı Murat Başesgioğlu'na bir soru önergesi yönelterek menopoz ilaçlarında ortaya çıkan acıklı çelişki hakkındaki düşüncelerini öğrenmek istedim. Önergeyi ilişikte sunuyorum.
Başbakan'ın Ordu'daki fındık mitingi nedeniyle ambulansta öldüğünü iddia ettiği iki yurttaşı basın mensupları sormuş ama bilen çıkmamış. Sağlık Bakanı 20 yıl sonra 100 000 doktor daha mezun edeceğimizi hesaplamadan hamasi açıklamalar yapıyor. Keneler milletin kanını emerken Başbakan "mizahı mahkemeye veriyor!" Allah aşkına bu ülkede mizah yapılmazsa acaba hangi ülkede yapılır!
AKP kendi kendisinin maskarasını çıkartıyor.
Düşüncelerimi kamuoyumuz ve basın mensuplarımızla paylaşıyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
03 Ağustos 2006

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

Aşağıdaki sorumun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını istiyorum.
Gereğini arz ederim.

Prof.Dr.Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
03 Ağustos 2006


1) Bir taraftan insan ömrünün uzadığını söyleyerek 65 yaşında emekli olmayı öngören bir Sosyal Güvenlik yasası çıkartmışken, diğer yandan gelişmiş ülkelerde insan ömrünün uzamasına önemli katkı sağlayan erken menopoz tedavisi için gerekli ilaçların kullanılmasını kısıtlayan bir uygulamanın hükümetiniz tarafından uygulamaya konulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

BASINA VE KAMUOYUNA DUYURU

"LABORATUARLARA ALİ DİBO
VE YANDAŞ KAYIRMA YÖNETMELİĞİ!"

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

Prof. Dr. Mehmet Neşşar

21.10.2006 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Özel Hastaneler yönetmeliği ile "Tıbbi Tahlil ve Radyoloji Hizmetleri dışarıdan hizmet sözleşmesi ile temin eder" ifadesi getirilerek Biyokimya, Mikrobiyoloji ve Radyoloji uzmanları sorumluluğu ve kontrolü olmadan her türlü tahlil ve röntgen hizmetinin verilmesine imkan sağlanmıştır. Bu genelge ile 2400 civarında Biyokimya ve Mikrobiyoloji uzmanı işsiz kalacak, yeterliliği kuşkulu "yabancı uzmanlar" piyasayı dolduracaktır. Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın da bu fırsatı, Ali Dibo'cu yandaşları ve çok uluslu emperyalist sermayenin en iyi biçimde değerlendirmesini için elinden geleni yapacağından hiç kuşku duymuyorum.

AKP'nin şuursuzca itaat ettiği İMF ve Dünya Bankası'nın direktifleriyle oluşturduğu "Liberal Sağlık Sisteminin" dünya üzerinde başarılı olduğu tek bir ülke yoktur. Bu uygulamalar sağlık hizmetlerini kalitesini düşürmekte, sadece üst gelir sınıflarının yararlandığı, savurgan bir düzen yaratmakta ve ülke kaynaklarının büyük yabancı sermaye tarafından sömürülmesinin önünü açmaktadır.

Cumhuriyet Halk Partisi bu "hastalıklı" yaklaşımı önümüzdeki seçimden sonra değiştirecek ve sağlığı, oluşturduğu "Ulusal Sağlık Programı" doğrultusunda kamunun sunumu, yönetimi, gözetimi ve garantörlüğü altında hakça ve bir düzene oturtacaktır.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ için çanlar çoktan çalmaya başlamıştır. Çan sesleriyle kulakları uğuldayan AKP, giderayak ne götürürsem kar hesabı yapmaktadır. Ancak korkunun ecele faydası olmadığı yakında ortaya çıkacaktır.

Samimi inanç ve düşüncelerimi kamuoyu ve basın mensuplarıyla paylaşıyorum.

Prof. Dr. Mehmet Neşşar
Cumhuriyet Halk Partisi
Denizli Milletvekili
08 Kasım 2006

Denizli, Prof. Dr. Mehmet Neşşar, Cumhuriyet Halk Partisi Denizli Milletvekili

insan