|
¤ 04.01.2006 15:38
adilhortooglu@mynet.com
Sevgili Mete Hocam,
Öncelikle geçmiş olsun diyorum. Kayınpederinize Rabbimden acil şifalar diliyorum. Mesleğin uzmanı olarak, muhataplarına derman olabilecek bir kurumun resmini küçük bir karede olsa orta yere güzelce koymuşsun. Bu durum yıllardır devam ediyor ve bu kafalar olduğu sürece de maalesef devam edecek.
Selam sevgi ve saygılarımla.
Adil HORTOOĞLU
İstanbul
¤ 05.01.2006 08:31
Konu : Uzm. Dr. Mete ÖZDİKİCİ'in feryadı
sevincimcelik@mynet.com
Sevgili Neriman Hanım,
Bu haber gerçekten acı bir haber ama malesef Türkiyede yok yok. Herşey olabiliyor ve açıkçası gün geçtikçede her tuhaf olayı sıradan olay gibi görmeye başlıyoruz. Çünkü bu düzen bizi o kadar alıştırıyor ki bu olaylara. İnşallah uygulamalar değişse de biraz insan sağlığının önemini anlayabilseler.
Duyarlılığınızdan ötürü ve bu maili bana da gönderdiğiniz için teşekkürler.
Sevinç Çelik
Ankara
¤ 05.01.2006 13:18
nmda11@hotmail.com
Dr. Mete Özdikici kardeşimin bu fikrine katılmazsam eğer, kendimi inkar etmiş olurum. Ben bu klinikte 4 yıldır yargı ve yönetimin karar ve sonuçlarına rağmen halen saf dışıyım. Birkaç operasyonumu da başka kliniklerin ameliyat odasında elimden geldiğince gerçekleştirmeğe çalıştım.....Ben bu tahsilimi burada tutsak yaşamak için yapmadım. Mevcut kayıtları adam akıllı inceleyen olur da, kişilerin sözel ifadelerine bakılmazsa gerçekler gözükür.
Ben yaşadığım bu 4 yıllık dramı artık yasaların ve üniversite yönetmeliklerinin elverdiği ve müsaade ettiği ölçüde kayıtlara dayalı olarak "NİRVANA'YA GİDEN YOL" isimli bir eserde topladım.
Eğer bu klinikte eşit şartlar ve hukuk çerçevesinde görevime döner ve bu 4 yıllık dram biterse gereğinde dilencilik yaparak hatta evimi satarak bu tip hastalar terminal hizmeti sunacak kadar kendimi ve varlığımı fedaya hazırım. Yeter ki bu yazılar anlayanına erişsin.
Bu feryattan ben de nasibimi aldım. Arkadaş haklıdır.
Ben 4 yıldır yargı ve soruşturmacılar önünde sorgulanmaktan zaman bulamadım desem yalan olmaz. Buna hayır diyenler Himalayaların buzlu tepelerinde geçen 4 yıllık hayatıma baksın.
Kimse bunları bahane ederek, gerçekte kazanılan bu hak ve hukuklar silsilesini kendi kuralarına göre oynadıkları satranç tahtasında sanal zaferlerle sonlandırmaya çalışmasın.
Yoğurdu insan gözü beyaz, ateşi mavi-kırmızı olarak görüyorsa, renkli gözlüklerle kimse farklı renkleri onaylatmasın.
Evet bu kliniğin doktoru olarak ben halen eşit ve hukuki şartlarda ne zaman işime başlayacağımı bilemiyorum. Hukukun ve üniversitenin yönetiminin verdiği haklar acaba bana da ulaşır mı? Yoksa yine sanal alemdeki hayaller gerçekleştirilerek beni vuran oklara döner mi?
Artık bizde de yönetim, yönetmelik ve hukukun lehime verdiği kararlar umarım uygulanır. Çünkü aleyhime olup yukarıdan bozulan kararlar bile uygulanırken adalete ve hukuka inananların, lehime olan kararları uygulamakta gecikmeleri hukukla bağdaşmaz. Ben 4 yılda kaybettiğim değer ve yeteneklerimi ve zamanımı nasıl telafi edeceğim!
Ben bu klinikte 2002 yılı ödül törenine dekanımızın izni ile gittiğim halde dahi Hakkımda "Yerinde bulunamamıştır..." şeklinde tutulan tutanaklara tören fotoğraflarını ve izin belgemi koymama rağmen ceza almış ve yıllarca çile çekmiş bir SIFIR'ım...
Kim ne derse desin hayat bir defalıktır ve zaman telafisizdir.
İnsan zekasında ve yeteneklerinde öldürücü soyut kanserlerin etiyolojinde boşa harcattırılan zaman ilk sıradadır.
Bu e-mail nedeniyle duyduğum utanç ve azabı sonsuza dek yaşayacağım.
Ben bu vesile ile hak ve hukuk yönünde oldukça adaletli davranan fakülte ve üniversite yöneticilerini de saygı ile selamlıyorum.
M. Dumlu Aydın
Tülay HERGÜNLÜ
HYP Genel Başkan Yardımcısı
¤ 05.01.2006 15:51
tulay.hergunlu@hyp.org.tr
Sayın Dr.Mete Mete ÖZDİKİCİ
Öncelikle kayınpederinize acil şifalar diliyorum.
6 Yıl önce Türkiye'nin en büyük askeri hastanesinde,anjiyo yapıldı denilerek aslında anjiyonun yapılamadığını sanki anjiyo gerçekleştirilmiş gibi bir de kasığının üzerinde kum torbası ile saatlerce yatan,doğru dürüst tedavi edilemediği için sonuçta vefat eden ve kimseye derdini anlatamayan bir babanın kızı olarak hiç şaşırmadığımı belirtmek istiyorum.
Kuş gribinden tedavi olan çocukları zatüreeden öldü diyerek halkı aldatmaya çalışan bu zihniyetlerin bir gün Türkiye'mizden defolup gideceği günlerin özlemi içerisindeyiz.
Devlet üç önemli görevi üstlenmekle görevlidir. Sağlık, eğitim ve güvenlik. Ama bizi yönetenler ne yazık ki Atatürk'ten sonra vurgunculuk, köşe dönücülük, iş bitiricilik, tüccar siyaset, dinci siyaset ile meşgul olduklarından bu konuda hala acınacak haldeyiz.
Bilinçli bir toplum olamadık. Kamu oyu oluşturulamıyor. Ne yazık ki bunlar gerçek.
Size tekrar geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, saygılar sunuyorum.
Tülay HERGÜNLÜ
HYP Genel Başkan Yardımcısı
Prof. Dr. Ahmet Berhan YILMAZ
¤ 05.01.2006 21:21
aberhany@yahoo.co.uk
Sevgili Mete; ALLAH hastanıza hayırlı şifalar versin ve ALLAH hepimizin gözünü açsın, doğruları görebilelim diye, kibirlenmeyelim diye, yaptığımız yanlışları doğru zannetmeyelim, zannettirilmeyelim diye.
Hazret-i Ömer dağda bir kurt kuzuyu yese ALLAH Hazret-i Ömer'den sorar diyordu. Peki biz ne yapıyoruz. Acaba ALLAH kimden neyi soracak merak ediyor muyuz?
Prof. Dr. Ahmet Berhan YILMAZ
¤ 05.01.2006 16:40
asya_bil@mynet.com
İnsanların ellerini ve gözlerini bağlamaya çalışan bir zihniyet beyinlerini de bağlamayı düşleyen zafer nidalarını sadece dayaktan ibaret olduğunu sanan zihniyetle ayınıdır. Dr Mete ÖZDİKİCİ size de aba altından sopa göstermelerinden korkarım. Haklı davanızın yanında olmaktan gurur duyarım.
Saygılarımla.
Asya Bil
|